Erzurum Haber, Güncel Erzurum Haberler,  guncel25.com
HV
24 MAYIS Salı 09:56
Advert

Kurtlukta Düşeni Yemek midir Kanun?

Zarif Yıldız
Zarif Yıldız
Giriş Tarihi : 20-04-2022 03:27

Çok sevdiğim bir söz var;

 

“Sükût düşmüşse dile, yara derindir…

Yara derinse, Allah kerimdir…”

 

Bugünkü köşe yazıma bu güzel dizelerle başlamak istedim.

Zira; yakın dönemde şehrimizde, -özellikle kamu kurumlarında yaşanılan hareketliliklerin- her ne hikmetse muhatapları tarafından sükût çerçevesinde karşılandığı süreç, vatandaşta sorgulanır oldu.

Bu çerçevede yazımın başında böyle bir giriş öngördüm…

Evet sükût düşmüş dile…

Hem de kadim şehrimin her köşesinde…

Nereye elimizi atsak, tuttuğumuz elimizde kalıyor…

Sorular soruluyor, cevap yok! Kocaman bir Sükût!

Birileri görevden alınıyor. Göreve getiriliyor. Tekrar alınıyor. Tekrar geliyor. Bir dönüp bakıyorsun, yine yok!

Vatandaş soruyor; doğruysa neden görevden alındı? Eğriyse, neden göreve döndü? Tekrar görevden  alındıysa, soruşturma neden açılmadı?

Cevap yok! Yine Kocaman bir Sükût!

Veya bir başka gündem, Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğü…

Gazeteciler bazı iddiaları dile getirdi ve sayın İl Müdürü Salih Kaygusuz’a sorular yönelttiler…

Yine cevap yok! Kocaman bir Sükût!

Özellikle eğildik bu konunun üzerine…

Ulaştığımız iddialar üzdü bizi…

Bir İl Müdürüne karşı personellerinin düşüncesi, kendi ifadeleri ile; “Bakanlık yönetiyor edasında!”

Bu ne demek biliyor musunuz?

Yöneticilikte despotizmin başlangıcı…

Yine içimi acıtan; il müdürü beyefendi ile ilgili, personelinden bazılarının iddialarıyla durumun vahametinden bahsedelim.

İl Müdür Yardımcılarının, Kaygusuz tarafından koordinatör olarak tanımlandığı.

Bu ne demek oluyor? Şu demek oluyor: Benimle kimse muhatap olmasın!

Personel  koordinatörle, koordinatör İl Müdürü ile… Sonra İl Müdürü koordinatörle, koordinatör personelle…

Şaka gibi değil mi?

Bitmedi!

Bu iddianın kaynağı olarak iddia edilen daha vahim!

İddia eden kişiler şunu da ekliyor; “Ak Parti İl Başkanı ve bazı millet vekilleri arkasında…”

Eyvah eyvah!

Sorumlu olduğu görev itibari ile, geleceğimiz olan nesillerin eğitimi ve öğrenim süreci olan bir bürokratın, siyasete değmesi en iyi ihtimalle talihsizliktir…

İddia edildiği gibi siyasete değmiş veya siyaset temsil ettiği kuruma değmişse, iddia edilen despotizmin gideceği nokta, DİKTATÖR bir yönetimdir!

Bitmedi!

Bir de olayın STK ayağı var!

Eğitim Bir-Sen…

Duyduk ki; Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde sendika faaliyetleri çerçevesinde, anlamsız tavırlar içerisindeymişler!

Kendilerini Milli Eğitim İl Müdüründen, İlçe Müdürlerinden, Şube müdürlerinden daha üst görmekteymişler!

Uyarımızdır!

Burada kısa da olsa, Eğitim Bir-Sen örneğiyle tüm Sivil Toplum Kuruluşlarına bir iki kelam etmek gerek…

Efendiler!

Sizler Hukukçu değilsiniz… Yargı mensubu değilsiniz! Hak savunabilirsiniz, lakin; yargılayamaz, yönetmeye çalışamaz, hüküm veremezsiniz!

Sivil Toplum Kuruluşları kendilerini siyasetin, yargının veya yürütmenin yerine koymasın! Sakın ha!

Hiç kusura bakmasın kimse! Bizde sükût, edeptendir!

Fakat, kamunun sorumluluğu da sırtımızda vebaldir!

Toparlayacak olursak; siyasete bulanmış bir bürokrasi, buna paralel despotizme yönelmiş bir siyaset ve kendini şehrin siyasetinden ve bürokrasisinden üst gören Sivil Toplum Kuruluşları…

Şunu mu demeliyiz; “Kurtlar sofrasında düşeni yemek kanundur!”

Hayır asla!

Biz diyoruz ki; “Kendinize çeki düzen verin! El birliği ile bu şehri mahvetmekten vazgeçin ve şehir için el birliği ile çalışın!”

Tüm arzumuz budur…

Sürç-i lisan ettiysem, affola…

YORUMLAR